Rehber

Doğa Yürüyüş Parkurları | Şehrinizdeki En Güzel Tabiat Yürüyüş Rotaları

Şehrin gürültüsünden uzaklaşmak ve temiz havanın tadını çıkarmak için harika bir fırsat sunan doğa yürüyüş parkurları, her yaştan insanın kolaylıkla katılabileceği aktiviteler arasındadır.

Yayınlanma tarihi Son güncelleme

Görsel Tanıtım

Ahşap basamaklar, güneş ışığıyla aydınlanan sonbahar ormanı patikasında yükseliyor.
karla kaplı orman yolu
karlı bir yamaçtan aşağı kayak yapan adam
bir göl manzarasına bakan iki kişi ve bir köpek
siyah kısa kollu bluz ve mavi kot şort giyen kadın, gündüz vakti kahverengi kaya oluşumu üzerinde duruyor
Yere dökülmüş yapraklarla kaplı, güneş ışığının süzüldüğü orman yolu
Photo by Snap Wander on Unsplash
ormanda yukarı çıkan bir dizi ahşap basamak
gündüz vakti mavi gökyüzünün altında dağdaki yeşil ağaçlar
Yemyeşil ormanda kıvrıla kıvrıla giden taş yol
Yoğun iğne yapraklı ormanda dolanan bir patika
Gür yeşil ormanda ahşap yürüyüş yolu
Uzun ağaçlarla çevrili, güneş ışığıyla aydınlanmış toprak yol
Yoğun yeşil ormanda kıvrılarak ilerleyen toprak bir patika.
kar kaplı bir yokuştan aşağı kayak yapan biri
Yemyeşil ormanda kıvrıla kıvrıla giden bir yol
yeşil ağaçlar
Photo by C. Shi on Unsplash
Ormanda parkur işaretli ahşap direk
Yoğun ormanlık alanda uzun çam ağaçları
Photo by Vital Adi on Unsplash
Yemyeşil ormanın içinden dökülen görkemli şelale
Yemyeşil ormanın içinden dökülen şelale

Beklenti

One weekend, uzun zamandır ertelediğim bir planı hayata geçirmeye karar verdim. İnternette araştırma yaparken, şehrin hemen yanı başındaki a nearby nature park'nda harika bir yürüyüş parkuru olduğunu öğrendim. Daha önce hiç tek başıma böyle bir deneyim yaşamamıştım. İçimde bir heyecan, bir de 'Acaba yapabilir miyim?' sorusu vardı. Yanıma su mataramı, birkaç kuru meyve ve telefonum için taşınabilir şarj cihazımı alıp yola koyuldum. Telefonuma parkurun haritasını indirmeyi ve en yakın arkadaşıma konumumu paylaşmayı da unutmadım.

Daldırma

Parkura adım attığım ilk andan itibaren kendimi bambaşka bir dünyada buldum. Çam ağaçlarının mis gibi kokusu burnumu doldururken, uzaktan gelen dere şırıltısı ve kuş cıvıltıları kulaklarımda yankılanıyordu. Yol kenarındaki yabani çiçeklerin arasında gezinen kelebekleri izlerken, ayaklarımın altındaki toprak yolda yürümenin verdiği huzuru hissettim. Biraz ilerledikten sonra hafif bir yokuş başladı. Nefes nefese kalsam da, bir süre sonra karşıma çıkan manzara karşısında tüm yorgunluğum uçup gitti. Küçük bir tepe noktasında mola verip, şehrin silüetini ve uzaklarda pırıl pırıl parlayan denizi seyrettim. Yolda karşılaştığım diğer yürüyüşçülerle selamlaşmak, 'Günaydın' demek bile içimi ısıtmıştı. Bir ara, patikanın kenarında bir karınca yuvasına rastladım ve küçük işçilerin çalışma temposuna hayran kaldım.

Yansıtma

Yürüyüşüm bittiğinde kendimi hem yorgun hem de tarifsiz bir huzur içinde hissettim. Doğanın kucağında geçirdiğim bu birkaç saat, adeta zihnimi yenilemişti. Eve dönerken fark ettim ki, aslında doğaya bu kadar yakın olmak için çok uzağa gitmeme gerek yokmuş. Bu deneyim bana İstanbul gibi büyük bir şehirde bile nefes alabileceğimiz yeşil alanların olduğunu hatırlattı. Artık hafta sonu rutinime düzenli olarak doğa yürüyüşlerini eklemeye karar verdim. Ertesi gün işe giderken, otobüste gördüğüm ağaçlara bile farklı bir gözle bakmaya başladığımı fark ettim. Doğayla kurduğum bu yeni bağ, şehrin gürültüsü ve koşuşturması arasında bana bir sığınak oldu.

Research suggests that even 20-30 minute walks in nature can significantly reduce cortisol levels.
Regular brisk walking several times a week may help reduce the risk of heart disease.
Güneş ışığı altında yapılan yürüyüşler, vücudun D vitamini üretimini artırarak kemik sağlığını güçlendirir.
Doğada geçirilen zaman, beynin yürütücü işlevlerini güçlendirerek problem çözme yeteneğini geliştirir.
Aile ve arkadaşlarla yapılan doğa yürüyüşleri, kaliteli zaman geçirmenin yanı sıra iletişimi güçlendirir.
Düzenli doğa yürüyüşleri, vücut saatini düzenleyerek daha kaliteli bir uyku sağlar.
Ağaçlardan yayılan organik bileşikler, bağışıklık hücrelerinin sayısını ve aktivitesini artırır.
Düzenli yürüyüşler, eklemlerin beslenmesini sağlayarak kireçlenme riskini azaltır.
  1. Yaşadığınız bölgedeki park ve doğa yürüyüş parkurlarını araştırın. 'Tabiat Parkları' veya 'Doğa Yürüyüş Parkurları' olarak arama yapabilirsiniz.
  2. İlk denemeniz için günlük 5-7 km'yi geçmeyen, orta zorlukta parkurları tercih edin. Örneğin İstanbul'da Belgrad Ormanı, Ankara'da Eymir Gölü çevresi gibi.
  3. Yanınıza mutlaka su, enerji veren atıştırmalıklar, ilk yardım çantası, şarjı dolu telefon ve düdük alın.
  4. Hava durumunu kontrol edip buna uygun kıyafetler giyin. Kat kat giyinmek, tek kalın bir kıyafet giymekten daha iyidir.
  5. Yürüyüş öncesi ve sonrası 5'er dakika esneme hareketleri yapın. Bu, kas ağrılarını önlemeye yardımcı olacaktır.
  6. Yanınızda bir arkadaşınızla veya bir grupla yürüyün. Özellikle ilk deneyimlerinizde yalnız gitmekten kaçının.
  7. Yürüyüş sırasında doğayı gözlemleyin, kuş seslerini dinleyin ve anın tadını çıkarın. Unutmayın, önemli olan hız değil, keyif almaktır.
  • Comfortable walking shoes with good support
  • Adequate water supply (more in summer months)
  • Hava koşullarına uygun, kat kat giyilebilir kıyafetler
  • Backpack
  • Güneş kremi, şapka ve güneş gözlüğü
  • Enerji veren kuruyemiş ve kuru meyveler
  • Tam şarjlı cep telefonu ve taşınabilir şarj cihazı
  • İlk yardım çantası ve kişisel ilaçlar
  • Yağmurluk veya rüzgarlık (mevsime göre)
  • Harita veya offline çalışan navigasyon uygulaması

Doğa yürüyüşleri öncesinde hava durumunu kontrol edin. Uygun ayakkabı ve kıyafet seçin. Yanınızda su, temel ilk yardım malzemeleri ve düdük bulundurun. Kronik rahatsızlığınız varsa doktorunuza danışın. Engelli bireyler için erişilebilir parkurları tercih edin. Yürüyüş rotanızı ve tahmini dönüş saatinizi bir yakınınızla paylaşın.

Doğa yürüyüşleri her mevsim yapılabilir ancak ilkbahar (Nisan-Haziran) ve sonbahar (Eylül-Kasım) ayları en ideal zamanlardır. Yaz aylarında sabah erken veya akşamüstü saatlerini tercih edin. Kışın ise günün en sıcak saatleri olan öğle vakitlerinde yürüyüş yapabilirsiniz. Kar yağışı sonrası yürüyüş yaparken kaymayan ayakkabı giymeye özen gösterin.
Yeni başlayanlar için düz ve işaretlenmiş parkurlar idealdir. İlk olarak 5 km'yi geçmeyen, az eğimli parkurları tercih edin. Örneğin İstanbul'da Belgrad Ormanı'ndaki Neşet Suyu Parkuru veya Ankara'da Eymir Gölü çevresindeki yürüyüş yolları başlangıç için uygundur. Zamanla mesafeyi ve zorluk seviyesini kademeli olarak artırabilirsiniz. Mobil uygulamalardan parkurların zorluk seviyelerini ve kullanıcı yorumlarını inceleyebilirsiniz.
Temel ekipmanlarınız arasında şunlar olmalıdır: En az 1.5 litre su (yaz aylarında daha fazla), enerji veren kuruyemiş/kuru meyve gibi atıştırmalıklar, güneş kremi, şapka, güneş gözlüğü, ilk yardım çantası, düdük, tam şarjlı cep telefonu, taşınabilir şarj cihazı, yağmurluk veya rüzgarlık (mevsime göre) ve küçük bir sırt çantası. Ayrıca kullanıyorsanız kişisel ilaçlarınızı da unutmayın. Kış aylarında yanınıza yedek çorap ve eldiven almayı ihmal etmeyin.
Doğa yürüyüşleri için bileği kavrayan, kaymaz tabanlı ve su geçirmez özellikte yürüyüş botları idealdir. Ayakkabı seçerken parmak uçlarınızın rahat hareket edebileceği, topuğunuzun sabit durduğu modelleri tercih edin. Yeni aldığınız ayakkabıları önce kısa yürüyüşlerde giyerek alıştırın. Yaz aylarında hava alan, kış aylarında ise yalıtımlı modelleri tercih edin. Ayakkabı alırken mutlaka çorabınızla birlikte deneyin ve akşam saatlerinde ayakların şişmiş olduğu bir zamanda alışveriş yapın.
Özellikle yeni başlayanlar ve tecrübesiz yürüyüşçüler için yalnız yürüyüş önerilmez. Mümkünse en az bir arkadaşınızla veya grupla çıkın. Yalnız çıkacaksanız, mutlaka rotanızı ve tahmini dönüş saatinizi bir yakınınıza bildirin. Tanıdığınız, işaretlenmiş ve popüler parkurları tercih edin. Telefonunuzun şarjının dolu olduğundan ve çekim gücünün yeterli olduğundan emin olun. Acil durumlar için yanınızda düdük bulundurun ve kendinizi yoracak zorlu parkurlardan kaçının.
Çocuklarla yapılan yürüyüşlerde mesafeyi kısa tutun ve sık sık mola verin. 3-5 yaş için 1-2 km, 6-9 yaş için 3-4 km, 10 yaş ve üzeri için 5-7 km uygun olacaktır. Yanınıza bol su, sevdikleri atıştırmalıklar ve yedek kıyafet alın. Çocukların ilgisini çekecek oyunlar oynayın: kuş gözlemi, doğa fotoğrafçılığı veya basit bir define avı oyunu hazırlayabilirsiniz. Güneşten koruyucu krem sürün ve şapka takın. Çocuğunuzun yorulduğunu hissettiğinizde mola verin, asla zorlamayın. Yürüyüş öncesinde çocuğunuza doğada nasıl davranması gerektiğini, çöplerini yere atmaması gerektiğini ve yabani hayvanlara yaklaşmaması gerektiğini anlatın.
Hava durumu yürüyüş planlarınızı önemli ölçüde etkileyebilir. Aşırı sıcaklarda güneş çarpması riskine karşı sabah erken veya akşamüstü saatlerini tercih edin. Yağmurlu havalarda kaygan zeminlere dikkat edin ve su geçirmez ayakkabı/yağmurluk kullanın. Karlı havalarda termal içlik ve kat kat giyinme yöntemini uygulayın. Sisli havalarda tanıdık parkurları tercih edin ve yönünüzü şaşırmamak için navigasyon uygulamalarından yararlanın. Şimşekli fırtınalı havalarda kesinlikle ağaç altlarına sığınmayın ve yürüyüşü erteleyin. Mevsim geçişlerinde hava sıcaklıklarının hızla değişebileceğini unutmayın ve yanınıza yedek kıyafet alın.
Sırt çantanızda şu temel malzemeler bulunmalıdır: Su (kişi başı günlük en az 2 litre), enerji veren gıdalar (kuru meyve, kuruyemiş, enerji barları), ilk yardım çantası, düdük, kafa lambası veya fener (yedek pilleriyle birlikte), yağmurluk, yedek kıyafet (özellikle çorap), şapka ve güneş gözlüğü, güneş kremi, dudak kremi, kişisel ilaçlar, tuvalet kağıdı ve ıslak mendil, çöp torbası, düdük, tamir seti (küçük makas, çakı, çok amaçlı alet), harita ve pusula (veya GPS cihazı), tam şarjlı cep telefonu ve taşınabilir şarj cihazı. Kış aylarında yedek eldiven, bere ve termal battaniye ekleyebilirsiniz.
Enerjinizi verimli kullanmak için şu ipuçlarını uygulayabilirsiniz: Tempolu ama rahatça konuşabileceğiniz bir hızda yürüyün. Dik durun ve omurganızı düz tutun. Yokuş yukarı çıkarken küçük adımlar atın ve dizlerinizi çok kırmamaya özen gösterin. Yokuş aşağı inerken de küçük adımlarla yürüyün ve dizlerinizi korumak için hafifçe eğilin. Düzenli aralıklarla (saatte 5-10 dakika) kısa molalar verin. Molalarda oturmak yerine ayakta durun veya hafifçe yürüyün. Nefesinizi düzenli tutun ve derin nefesler alın. Suyu yudum yudum için, bir kerede çok su içmekten kaçının. Enerjinizi korumak için hafif ve sık öğünler yiyin. Ağır yemeklerden sonra en az yarım saat dinlenin. Sırt çantanızı hafif tutun ve sadece gerekli eşyaları yanınıza alın. Uzun yürüyüşlerde baston kullanmak dengeyi artırır ve bacaklara binen yükü azaltır.
Doğada iz bırakmamak için şu kurallara dikkat edin: Çöplerinizi asla doğada bırakmayın, yanınızda götürün. Hatta mümkünse gördüğünüz çöpleri de toplayın. Bitkilere ve hayvanlara zarar vermeyin, yuvalarına dokunmayın. Sadece fotoğraflarını çekin. İşaretli parkurlardan ayrılmayın ve yeni patikalar açmayın. Doğal yaşamı rahatsız etmeyin, yaban hayvanlarını beslemeye çalışmayın. Kamp ateşi sadece belirlenmiş alanlarda yakın ve söndürmeden asla ayrılmayın. Mümkünse gazlı ocak kullanın. Doğal kaynakları (su, bitki örtüsü vb.) koruyun. Yerel yönetimlerin belirlediği kurallara uyun ve giriş ücreti ödemeniz gerekiyorsa ödeyin. Doğal alanlarda bisiklet sürüyorsanız, yürüyüşçülere yol verin ve hızınızı ayarlayın. Köpeğinizle yürüyüş yapıyorsanız, diğer yürüyüşçileri ve yaban hayatını rahatsız etmemesi için tasmasını takılı tutun.
Sağlık açısından ideal olan, haftada en az 150 dakika orta tempolu yürüyüş yapmaktır. Bunu haftada 3-4 gün, günde 30-45 dakikalık yürüyüşler şeklinde planlayabilirsiniz. Başlangıç seviyesindeyseniz haftada 2 gün 30'ar dakikalık yürüyüşlerle başlayıp, zamanla süreyi ve sıklığı artırabilirsiniz. Hafta sonları daha uzun yürüyüşler, hafta içi ise kısa mesafeli yürüyüşler yapabilirsiniz. Vücudunuzun dinlenmesi için haftada en az 1-2 gün ara verin. Özellikle zorlu parkurlar sonrası kaslarınızın toparlanması için dinlenme günleri önemlidir. Düzenli yürüyüş yapmak, aralıklı olarak uzun yürüyüşler yapmaktan daha faydalıdır. Yaşınıza ve sağlık durumunuza uygun bir program oluşturmak için doktorunuza danışabilirsiniz.
Doğa yürüyüşlerinde su tüketimi çok önemlidir. Genel kural, saatte en az 0,5-1 litre su içmektir. Sıcak havalarda bu miktar artabilir. Suyu küçük yudumlarla ve sık sık için, susamayı beklemeyin. Çantanızda her zaman yedek su bulundurun. Uzun yürüyüşlerde su kaynaklarının yerlerini önceden öğrenin ve gerekirse su arıtma tableti veya filtre taşıyın. İdrar renginiz açık sarı renkte olmalıdır, koyu renkli idrar dehidrasyon belirtisidir. Sıcak havalarda tuz ve mineral kaybını önlemek için maden suyu içebilir veya suyunuza bir tutam tuz ekleyebilirsiniz. Kışın da su tüketimini ihmal etmeyin, soğuk havalarda da vücut su kaybeder. Termos kullanarak sıcak bitki çayları da tüketebilirsiniz. Alkol ve kafeinli içecekler vücuttan su atılımını artırdığı için yürüyüş sırasında tüketilmemelidir.

Hemen en yakın doğa yürüyüş parkurunu keşfetmeye başla!