Rehber

Düzyazı Yazarlığı: Kendi Hikayenizi Yazmaya Başlayın

Düzyazı, iç dünyanızı özgürce yansıtabileceğiniz bir sanat dalıdır. Kurgu veya gerçek hayattan ilham alarak kendi öykülerinizi yazabilir, karakterlerinizi yaratabilir ve onlara hayat verebilirsiniz. Yazma serüveninizde kendi tarzınızı keşfedin.

Yayınlanma tarihi Son güncelleme

Görsel Tanıtım

Beyaz masanın üzerinde siyah beyaz daktilo
Daktilo, lamba ve diğer eşyaların olduğu bir masanın siyah beyaz fotoğrafı
Bir daktilo, not defteri ve buruşturulmuş kağıt gösteriliyor
Photo by Ajay Deewan on Unsplash
bir masanın üzerinde daktilo ve lamba
Antika bir daktilo masanın üzerinde duruyor.
Pencerenin yanında "yaz" yazılı defter ve kahve fincanı
Photo by Saad Ahmad on Unsplash
neon ışıkların önünde masanın üzerinde duran bir daktilo
Photo by Remy_Loz on Unsplash
beyaz kağıdın üzerinde siyah kalem
Tuş takımlı bir daktilo
beyaz siyah daktilo tutan kişi
Üzerinde yazılar olan bir defter ve onun üstünde duran kamera
Photo by Mark Casey on Unsplash
Yeşil masanın üzerinde siyah beyaz daktilo
Bir daktilonun yanında deftere yazı yazan bir kişi
Photo by K O on Unsplash
bir masanın üzerinde duran eski model daktilo
Bir vazonun yanında yazılmış bir şiirle daktilo.
Photo by Ari Shojaei on Unsplash
ben küçük bir kızım ben küçük bir kızım ben küçük bir kızım
Koyu renkli bir masanın üzerinde antika bir daktilo duruyor.
Belgeler ve araçların arasında duran antika daktilo
daktilo kullanan kişi

Beklenti

Bir şehrin arka sokaklarından birinde, eski bir kırtasiyede kırmızı ciltli bir defter gördüm. Sanki bana bakıyordu. 'Neden olmasın?' diye düşündüm. Belki de içimdeki hikayeleri anlatmanın zamanı gelmişti. Ertesi sabah, bir fincan kahve eşliğinde, boş sayfanın karşısına geçtim. Parmaklarım titriyordu. 'Ya beceremezsem?' diye düşündüm. Ama sonra, okuduğum bir kitaptaki gibi düşündüm. O da bir gün ilk cümlesini yazmıştı. İşte o an, kalemim kağıda değdi: 'Sisler arasından yükselen minarelerin gölgesinde, eski bir evin penceresinden bakıyordum...'

Daldırma

Yazdıkça zamanın nasıl geçtiğini anlamadım. Dışarıda yağmur çiseliyor, çaydanlık fokurduyordu. Karakterlerim canlanmış, kendi hayatlarını yaşıyorlardı. Eski bir mahallede geçen hikayemde, kahramanımın yaşadıklarını adeta hissediyordum. Taze demlenmiş çayın kokusu, yağmurun camdaki sesi ve defter sayfalarının hışırtısı arasında kayboldum. Bir ara, kahramanımın acısını yüreğimde hissettim, gülümsemesine ortak oldum. Sanki klavyenin tuşlarına bastıkça, başka bir dünyaya adım atıyordum.

Yansıtma

İlk öykümü bitirdiğimde çok geç saatlerdeydi. Gözlerim yanıyordu ama içim tarifsiz bir mutlulukla doluydu. O kırmızı defter, artık sadece boş sayfalardan ibaret değildi. İçinde ben vardım, hayallerim, korkularım ve umutlarım vardı. Yazmak, kendimi keşfetme yolculuğumun başlangıcı oldu. Şimdi her sabah, bir önceki günden daha iyi bir yazar olmak için yazıyorum. Çünkü biliyorum ki, her yeni cümle, bana kendimi ve etrafımdaki dünyayı daha iyi anlama fırsatı veriyor.

Yazmak, duygularınızı ifade etmenin en sağlıklı yollarından biridir. Araştırmalar, düzenli olarak yazmanın stres seviyelerini düşürdüğünü ve zihinsel berraklığı artırdığını göstermektedir. Özellikle kişisel deneyimlerinizi yazmak, travmatik olaylarla başa çıkmada etkili bir yöntemdir.
Düzenli yazma pratiği, yaratıcı düşünme becerilerinizi geliştirir. Farklı karakterler ve senaryolar yaratmak, problem çözme yeteneğinizi de güçlendirir. Her yeni hikaye, sınırlarınızı zorlamanız ve farklı bakış açıları geliştirmeniz için bir fırsattır.
Yazı yazmak, düşüncelerinizi daha net ifade etmenize yardımcı olur. Kelime dağarcığınızı zenginleştirir ve kendinizi daha iyi ifade etmenizi sağlar. Bu da günlük hayatınızda daha etkili iletişim kurmanıza yardımcı olur.
Yazmak, iç dünyanızı keşfetmenin en güçlü araçlarından biridir. Düşüncelerinizi ve duygularınızı kağıda dökmek, kendinizi daha iyi anlamanızı sağlar. Yazdıkça kendi düşünce kalıplarınızı fark eder, güçlü ve zayıf yönlerinizi keşfedersiniz.
Yazılan her öykü, yazarın içinde yaşadığı toplumun bir yansımasıdır. Yazılarınız, gelecek nesillere bırakacağınız kültürel bir mirastır. Sadece kendiniz için değil, başkalarının hayatına dokunmak için de yazarsınız.
Düzenli yazma alışkanlığı, disiplinli olmayı ve zaman yönetimi becerilerinizi geliştirir. Her gün belirli bir saatte yazı yazmak, hayatınıza düzen ve istikrar getirir.
Farklı karakterler yaratmak ve onların bakış açılarından yazmak, başkalarının duygularını anlama ve empati kurma yeteneğinizi güçlendirir. Bu da gerçek hayatta daha sağlıklı ilişkiler kurmanıza yardımcı olur.
  1. Küçük adımlarla başlayın: Günde sadece 10 dakika ayırarak yazma alışkanlığı edinin. 'Bir gün yazacağım' demeyin, şimdi başlayın!
  2. Yanınızda her zaman küçük bir not defteri veya telefonunuzun notlar uygulamasını bulundurun. Aklınıza gelen ilginç fikirleri, diyalogları veya gözlemlerinizi anında not alın.
  3. Sevdiğiniz yazarların eserlerini okuyun ve onların üsluplarını inceleyin. Ancak unutmayın, siz kendi sesinizi bulmalısınız. Başkalarının tarzını taklit etmek yerine, kendinize özgü olanı keşfedin.
  4. Yazı atölyelerine veya edebiyat topluluklarına katılın. Diğer yazarlarla tanışın, yazılarınızı paylaşın ve geri bildirim alın. Edebi etkinlikleri takip edin.
  5. Yazdıklarınızı düzenli olarak gözden geçirin ve düzenleyin. Unutmayın, ilk taslaklar mükemmel olmak zorunda değildir. Önemli olan yazmaya devam etmektir.
  6. Farklı türlerde yazılar deneyin: Öykü, deneme, mektup, günlük gibi farklı türlerde yazılar yazarak kendinizi geliştirin. Her türün kendine özgü kuralları ve incelikleri vardır.
  7. Yazma rutininizi oluşturun: Günün hangi saatinde daha verimli olduğunuzu keşfedin ve o saatleri yazmaya ayırın. Kimi sabah erken saatlerde, kimi gece geç saatlerde daha yaratıcı olur.
  • Yazı yazmak için defter ve kalem veya bilgisayar
  • Sessiz ve rahat bir çalışma ortamı
  • Düzenli yazma alışkanlığı için günde en az 20 dakika ayırabileceğiniz zaman
  • Okuma alışkanlığı ve sözcük dağarcığını geliştirme isteği
  • Eleştiriye açık olma ve geri bildirim alma isteği
  • Sabır ve kararlılık (yazarlık bir süreçtir, hemen sonuç beklemeyin)
  • Hayal gücünüzü besleyecek farklı türlerde okumalar

Düzyazı yazmak her yaştan insan için uygun bir etkinlik olsa da, hassas konuları işlerken dikkatli olunmalıdır. Yazılarınızı paylaşırken kişisel bilgilerinizi korumaya özen gösterin. Farklı kültürlere ve inançlara saygılı olun. Engelli bireyler için erişilebilir yazılım ve uygulamaları tercih edebilirsiniz.

Etrafınıza dikkatle bakın. Bir kafede oturup insanları izleyin, gazete haberlerini tarayın veya çocukluğunuza dönün. Bazen en sıradan anılar bile harika bir hikayenin çıkış noktası olabilir. 'Ya şöyle olsaydı?' sorusunu kendinize sorun ve hayal gücünüzü serbest bırakın.
Tıkanıklık yaşadığınızda kendinize çok yüklenmeyin. Kısa bir yürüyüşe çıkın, müzik dinleyin veya resim yapın. Bazen zihninizi meşgul eden şeylerden uzaklaşmak yeni fikirlerin gelmesini sağlar. Ayrıca, yazdığınız son birkaç cümleyi silip farklı bir yönde ilerlemeyi deneyebilirsiniz.
Evet, ancak kendinizi hazır hissettiğinizde. Öncelikle güvendiğiniz, yapıcı eleştiri yapabilecek birkaç kişiyle paylaşarak başlayın. Edebiyat toplulukları veya yazı atölyeleri de güvenli bir şekilde yazılarınızı paylaşabileceğiniz ortamlardır. Unutmayın, her eleştiri sizi daha iyi bir yazar yapmak içindir.
Bu tamamen size bağlıdır. Bazı yazarlar sabahın erken saatlerinde zihinlerinin daha berrak olduğunu düşünürken, bazıları gece geç saatlerde daha yaratıcı olur. Kendi biyoritminizi keşfedin ve o saatleri yazmaya ayırın. Önemli olan tutarlı olmaktır, her gün aynı saatte yazmaya çalışın.
Hayır, temel bir metin editörü yeterli olacaktır. Ancak yazılarınızı düzenlemek ve organize etmek için Çeşitli yazı yazma programlarını deneyebilirsiniz. Türkçe yazıyorsanız, yazım kılavuzlarına çevrimiçi olarak ulaşabilirsiniz.
Bu tamamen normaldir. Hiçbir yazar ilk denemesinde mükemmel değildir. Önemli olan yazmaya devam etmek ve kendinizi geliştirmektir. Yazdıklarınızı bir süre beklettikten sonra tekrar okuyun. Zamanla kendi tarzınızı ve sesinizi bulacaksınız. Unutmayın, her yazı bir öncekinden daha iyi olacaktır.
İlk taslakta dil bilgisi kurallarına çok takılmamak gerekir. Önce içinizden geldiği gibi yazın, düzeltmeleri sonra yapabilirsiniz. Hatta bazı yazarlar, yaratıcılıklarını engellememek için ilk taslağı elle yazmayı tercih ederler. Akışı yakaladıktan sonra düzenleme aşamasında dil bilgisi ve yazım kurallarına dikkat edebilirsiniz.
Hayır, kendinize uygun bir program oluşturun. Haftada birkaç kez düzenli yazmak, her gün yazıp bırakmaktan daha iyidir. Ancak yazma kasınızı güçlendirmek için her gün en azından birkaç cümle yazmaya çalışın. Önemli olan sürekliliktir.
Bu tamamen kişisel bir tercihtir. Bazı yazarlar klasik müzik veya doğa sesleri eşliğinde daha iyi konsantre olurken, bazıları tam sessizliği tercih eder. Sizi en iyi ne motive ediyorsa onu yapın. Ancak sözlü müziklerin dikkatinizi dağıtabileceğini unutmayın.
Düzenli olarak okuyun, yazın ve geri bildirim alın. Yazı atölyelerine katılın veya online yazı topluluklarında yazılarınızı paylaşın. Ayrıca, 'Yaratıcı Yazarlık' veya 'Öykü Yazma Teknikleri' gibi kitaplar okuyabilirsiniz. En önemlisi, yazmaya devam edin. Ne kadar çok yazarsanız, o kadar iyi yazarsınız.
Ara verin. Kısa bir yürüyüşe çıkın veya başka bir bölümle devam edin. Bazen zihninizi meşgul eden şeylerden uzaklaşmak yeni fikirlerin gelmesini sağlar. Ayrıca, karakterlerinizle röportaj yapmayı deneyebilir veya hikayenizi farklı bir açıdan anlatmayı deneyebilirsiniz.
Bu kişiden kişiye değişir. Kimi yazarlar kütüphanede, kafede veya doğada yazmayı tercih ederken, bazıları kendi çalışma odalarında daha verimli çalışır. Sizi en iyi motive eden yeri bulun. Önemli olan, dikkatinizi dağıtacak unsurlardan uzak, rahat hissettiğiniz bir ortamda yazmaktır. İstanbul'da yaşıyorsanız, SALT Galata veya İstanbul Araştırmaları Enstitüsü gibi mekanları deneyebilirsiniz.
Yazmak bazen duygusal olarak yorucu olabilir, özellikle de kişisel deneyimlerinizden yola çıkıyorsanız. Kendinize karşı nazik olun ve ara vermeniz gerektiğinde ara verin. Yazdıklarınız sizi çok etkiliyorsa, bir arkadaşınızla veya profesyonel biriyle konuşmayı düşünebilirsiniz. Unutmayın, yazmak bir terapi gibi olmalı, işkence değil.
Duyulara hitap eden betimlemeler kullanın. Okuyucunun gözünde canlanacak sahneler yaratın. Karakterlerinizin duygularını ve düşüncelerini derinlemesine işleyin. 'Göster, anlatma' kuralını uygulayın. Örneğin, 'Çok üzgündü' demek yerine, 'Gözlerinden yaşlar süzülürken, yumruklarını sıktı' gibi ifadeler kullanın. Ayrıca, diyaloglarınızın doğal ve akıcı olmasına özen gösterin.

Kaleminizi konuşturun, hayal gücünüzün sınırlarını zorlayın!