Spor Takımları | Takım Ruhunu Yaşayın ve Yeni Deneyimler Kazanın
Spor takımlarına katılarak sadece fiziksel olarak değil, sosyal ve zihinsel olarak da kendinizi geliştirin. Büyük takımların da içinden çıktığı mahalle takımları ruhunu yaşayın.
Görsel Tanıtım
Beklenti
Yıllardır televizyonda izlediğim Süper Lig maçlarında tribünlerin coşkusuna kapılıp dururdum. 'Acaba ben de bir takımın parçası olabilir miyim?' diye düşünürdüm. Nihayet mahallemizde kurulan voleybol takımına yazıldığım gün, hem çok heyecanlı hem de biraz telaşlıydım. Antrenman öncesi kıyafetlerimi giyerken ellerim titriyordu. Acaba ya beceremezsem? Ya takım arkadaşlarım beni aralarına almazsa? Ama içimdeki 'bir şans ver' hissi daha ağır bastı.
Daldırma
İlk maçımızda, mahallemizin küçük spor salonunda, seyircilerin tezahüratları arasında kendimi buldum. Sahadaki her detay çok gerçekti. Takım kaptanımız Ayşe'nin bize motive edici sözleriyle kendime geldim. Top bana geldiğinde, daha önce mahallede oynadığımız maçlardaki gibi davrandım. Bir an için tribünlerdeki alkışlar, skor tabelası, hatta rakip takım siliniverdi. Sadece top ve ben vardık. 'Pas at, koş, yerini al' komutları kulaklarımda yankılanıyordu. İlk sayımızı attığımızda, takım arkadaşlarımın sarılışı beni motive etti. Her savunmada daha güçlü, her hücumda daha kararlıydım.
Yansıtma
Maç bittiğinde, ter içinde kalmıştık ama yüzümüzde kocaman gülümsemeler vardı. Soyunma odasında, 'Sen harikaydın!' sözleri ve omuzlara vuruşlar... O gün sadece bir maç kazanmamıştım, kendime olan güvenimi de kazanmıştım. Eve dönerken, çocukluğumda izlediğim maçlardaki oyuncuların neden bu kadar mutlu göründüklerini anlamıştım. Takım olmanın, birlikte mücadele etmenin verdiği o tarifsiz duygu her şeye değerdi. Ertesi gün iş yerinde bile enerjim yerindeydi. Artık sadece kendim için değil, takımımın her bir üyesi için daha iyi olmak istiyordum. O günden sonra her antrenman, her maç yeni bir deneyim oldu. Ve şimdi size diyorum ki: Eğer içinizde bir yerlerde 'ya yaparsam' diye bir his varsa, mutlaka deneyin. Çünkü takım sporları sadece fiziksel bir aktivite değil, hayata bakış açınızı değiştiren bir deneyim.
- Yapmaktan keyif alacağınız bir takım sporu seçin (futbol, basketbol, voleybol, hentol vb.). Türkiye'de en yaygın olan bu sporlar için birçok yerde altyapı mevcuttur.
- İl veya ilçe gençlik spor müdürlüklerine başvurarak size en yakın spor kulübünü öğrenin. Belediyelerin ücretsiz spor okulları da iyi bir başlangıç noktası olabilir.
- Türkiye Voleybol Federasyonu veya Türkiye Futbol Federasyonu gibi resmi kurumların web sitelerinden lisanslı antrenörler eşliğinde çalışan kulüpleri araştırın.
- Bir deneme antrenmanına katılarak hem antrenörün tarzını hem de takım arkadaşlarınızla uyumunuzu test edin. Unutmayın, ilk izlenim her zaman doğru sonucu vermeyebilir.
- Temel ekipmanlarınızı (spor ayakkabısı, dizlik, dizlik gibi) temin edin. İlk başlarda ikinci el ekipmanlarla başlayıp, spora devam ettikçe kendinize uygun malzemeler alabilirsiniz.
- Düzenli olarak antrenmanlara katılın ve takım arkadaşlarınızla sosyal bağlar kurun. Antrenman sonrası çay-kahve molaları bu anlamda güzel fırsatlardır.
- Sabırlı olun ve kendinize zaman tanıyın. Herkesin öğrenme hızı farklıdır. Önemli olan keyif alarak devam etmeniz ve kendinizi geliştirmenizdir.
- Spor yapmaya uygun rahat kıyafet ve spor ayakkabı
- Kişisel su matarası ve havlu
- Spor yapmaya engel bir sağlık sorununuzun olmadığına dair sağlık raporu
- Düzenli katılım için haftada en az iki gün ayırabileceğiniz zaman
- Takım arkadaşlarınızla uyum içinde çalışma isteği
- Temel spor kuralları hakkında bilgi sahibi olmak
- Takım malzemelerinin bakımı ve korunmasına özen göstermek
Spor yaparken fiziksel yeterliliğinizi göz önünde bulundurun. Özellikle sıcak yaz aylarında antrenman öncesi ve sonrası yeterli sıvı tüketin. Türkiye Voleybol Federasyonu'nun belirlediği kurallara uyun ve antrenörünüzün yönlendirmelerini dikkate alın. Herhangi bir sakatlık durumunda hemen sağlık ekibine haber verin.